MAHREMİYET EĞİTİMİ

Çocukta mahremiyet eğitimi, onların mutlu, huzurlu ve karakter sahibi olarak yetişmelerini sağlayan ve onları kötü niyetli insanların istismarından koruyan en gerekli temel eğitimlerden biridir.

temel-davranis-refleksi

HER AN YANINDA OLAMAZSINIZ Kİ!

Çocuklara vereceğimiz bu mahremiyet eğitimine “Temel Davranış Refleksi” eskilerin deyimiyle “Haya Duygusu” da denir. Çocuğun hayâ duygusunu öğrenmesi ve kendi bedeninin dokunulmazlığı şuuruna erişmesi mahremiyet eğitimiyle olur.

ÇOCUKLARA MAHREMİYET EĞİTİMİ VERİRKEN;

  • Doğal olmalı, çocuklarımıza hep müşfik davranmalıyız,
  • Mahremiyet eğitimi tek başına nasihat veya korkutmayla olmaz.
  • Korkutarak veya zorlayaraközgüvenlerini zedelememeliyiz
  • Çocuğa ruhi ve zihni gelişimi ölçüsünde “çok hassas” olarak ve “bilinmesi gerektiği kadar bilgi” prensibi ile eğitim verilmelidir.
  • Ayıp, günah, yasak, sözcükleri yerine özel kelimesini kullanmalıyız.
  • Mahremiyet eğitimi kişiye özeldir. Çocuğu eğitecek olan kişi 1. derecede yakınları olmalıdır. Örneğin tuvalet eğitimi verilirken sadece anne ilgilenmelidir.
  • Çocuklara anne baba olarak öyle bir mahremiyet eğitimi vermeliyiz ki çocuk normal ve anormal davranışları ayırt edebilsin.
mahremiyet-egitimi

MAHREMİYET EĞİTİMİ NASIL VERİLİR?

1-“Bedenim Bana Aittir”

Bilinci: Daha bebekliğinden itibaren kendini rahatlıkla yetişkinlerin eline bırakan bebeğin ilerleyen yıllarda kendi bedeninin farkına varması ve çevresindeki yetişkinlerden ayrı bir birey olduğunu hissetmesi gerekir. Anne babalar çocukları dört yaşına gelmeye başladığı andan itibaren çocuklarına vücudunun kendisine ait olduğu bilincini vermelidir. Bu bilincin oluşturulmasında en temel faktör anne babaların çocuklarının bedenleri ile yapacakları tasarruflarda çocuklarının onayını alma yönünde eğilim göstermektir.

Örneğin terlemiş bir çocuğun atleti izin alınmadan aniden çıkartılmamalı, altını ıslatmış bir çocuğun pantolonu kızgınlıkla değil, sakin ve izin alınarak çıkarılmalıdır. Zamanla kendisinden izin alınmadan bedenine yapılacak müdahaleleri anlar ve rahatsızlık duyar.

2-“İzin Verirsem Dokunabilirsin”

Bilinci: Çocuk kendi bedeni üzerinde kendisinin söz hakkı olduğunu bilmelidir. Kendi rızası dışında ve rahatsız olduğu bir temasla karşılaştığında, “hayır” diyebilmelidir. Zorla çocuğa dokunmamaları, sıkıştırmamaları, özelikle de öpme, okşama gibi sevgi gösterilerinde bulunmamaları gerekir. Anne babaların 4-5 yaşından sonra çocuklarını öperken bazen, “seni öpebilir miyim” diye müsaade istemeleri bu bilincin oluşmasında etkilidir.

3-Dokunulması Yasak Olan Yerlerim” Refleksi (Özel Alanı Tanımlama):

Vücudun kişiye özel alan bölgelerinin (iç çamaşırlarının altında kalan kısımlar) olduğu, bu bölgelerin gizlenmesi ve anne baba dışında kimsenin dokunmaması gerektiği çocuğa iki yaşından itibaren yavaş yavaş anlatılabilir. Çocuklar dört yaşından itibaren vücutlarının belli bölgelerine dokunulmasından rahatsızlık duymaya başlamalıdır. Özellikle genital bölgelere dokunulması çocukta ani tepkiye neden olmalıdır.

Bu bilincin kazandırılması için dört yaşından itibaren çocukların genital bölgelerine temas azaltılmalıdır.

Örneğin tuvalet eğitimi verirken dikkat etmeli, eş, dost, akrabalar tarafından çocuk cinsel

organlarına dokunularak, öperek, vurarak sevilmemelidir.

ETKİLİ İLETİŞİM İÇİN SORUNSUZ ZAMANI SEÇİN

4-“Fiziksel Baskıya Direnme” Refleksi:

Küçük yaştaki çocuklar kendi güçsüzlüklerini ve çaresizliklerini büyüklerin gücünü keşfettikçe anlarlar. Anne babalar ve akrabalar çocukları severken, çocuklara kendi güçsüzlüğünü

hissettirecek kadar büyük ve orantısız güç gösterilerinden kaçınmalıdırlar.

Yapılan araştırmalar göstermektedir ki taciz yaşayan çocukların birçoğu çırpınmanın ve kaçmanın çözüm olmayacağını düşündüklerinden kaçmayı ve kurtulmayı denememişlerdir.

Anne babalar, çocuğuna kendisine güç uygulandığında karşılık vermesi gerektiğini öğretmelidirler.

Bunun için örneğin çocuk ile oynanan oyunlarda çocuğun kaçma becerisini geliştirecek oyunlar tercih edilmelidir. Çocuğun istemediği bazı durumlarda gösterdiği fiziksel direnç asla anne babanın güç gösterisi ile kırılmamalıdır.

(Zorla tutup sevmek gibi, çaresizlik ve korku hissettirir) Fiziksel güç kullanılarak bir şey yaptırılmamalıdır.

5-“Vücudum Görülmemeli” Hissi:

Çocuk yürümeye başladığı andan itibaren anne baba çocuğunu çıplak olarak ortada bırakmamalıdır.

Çocuk hatırlayabildiği en küçük yaşlardan itibaren kendisini genital bölgelerini giyinik olarak

hatırlamalı. Vücudun kişiye özel olan bölgeleri, bu bölgelerin gizlenmesi gerektiği çocuğa iki

yaşından itibaren yavaş yavaş anlatılabilir.

Bu bölgelere kimsenin dokunmaması gerektiği çocuğa öğretilmelidir. Özellikle 4 yaşından

itibaren kendisinin giyinmesine izin verilmeli.

6-“Banyoda Çıplak Olunmaması” Bilinci:

Özellikle dört yaşından sonra çocuğu iç çamaşırı ile yıkamak, iç çamaşırı çıkarırken ve temizlerken gözleri kısarak ya da başı hafif yana çevirerek o alana saygı gösterdiğimizi hissettirmek çocuklarda mahremiyet duygusunun gelişimine katkı sağlayacaktır.

Yedi yaşından sonra banyoda çocukların kendi mahrem yerlerini kendi temizlemesine fırsat

tanımak hem sorumluluk hem de mahremiyet duygusunun gelişimi açısından güzel olacaktır.